Webmaster blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Webmaster blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2014 Salı

İYİ BLOG YAZMAK İÇİN ÖNERİLER


 İYİ BLOG YAZMAK İÇİN ÖNERİLER 


Blog yazmak


Blog yazmak birçoğumuz için hobi haline gelmiştir. Tıpkı benim gibi blog oluşturmak ve yeni bir blog açmak sevdiğim ve keyif aldığım hobiler arasında değerli arkadaşlar. Sizin de böyle bir hobiniz var ve blog yazmak istiyorsanız sizlere tavsiyem Blogger olacaktır. Çünkü Blogger'da bir çok Blogger eklentileri, Blogger temalar ve daha birçok özellikler mevcuttur. Ayrıca açması ve kullanımı oldukça kolaydır. 
 Blog açtığınızda ya da blog yazmak için ve yayın paylaşmak için nelere dikkat etmelisiniz? Bir başka deyişle iyi blog yazmak için öneriler nelerdir? 
Şimdi değerli arkadaşlar sizlere iyi blog yazmak için önerilerim olacak. Bu önerilerle blogunuz daha güzel ve daha iyi olacaktır. 
Yazılarınız nasıl gelişir?
Yazma alışkanlığı nasıl kazanılır?
Mesleki gelişiminize blog yazarlığının katkısı nasıl olur?
Nasıl iyi bir blog yazarı olunur?
Daha yaratıcı bir blog yazarı olmak için ne yapmalıyız?
İyi bir blog yazarı olmak kolay bir iş değildir. Ancak zorun başardığınız taktirde Google'da da sevilen bir blog haline gelebilirsiniz. Google SEO'nun son dönemde kaliteli içeriklere pahabiçilemez bir değer verdiğini göz önünde bulundurursak, iyi bir blog yazarı olmak size 

İyi bir blog yazarının zihniyeti nasıl olmalı?

1. Bilgiye açık, meraklı ve bugüne odaklı.
2. Eleştirilmeyi öğrenebilmeli.
3. Tutkusu canlı olmalı
4. Herkes için 'ben yazarım' diyebilmeli
5. Korkuyu tanımalı ve bunun üstesinden gelmeli.
6. Ne yaptığını düşünmeli
7. Bahanesi olmamalı.
8. Özür yada bahane kabul etmemek
9. Yazılarına teşekkür almak için bir olmazsa olmazı olmamalı
10. Varsayımları kontrol edebilmeli.
11. Risk alabilmeli.
12. Her zaman okuyucularını düşünmeli.
13. Okuma ve yazmayı sevmeyi öğrenmeli.
14. Yazarken ilk yazısı gibi yazmalı.
15. Yazılarında bir gerçeklik olmalı.
16. Mümkün olduğunca kendini ifade ederken yeni deyimler kullanmalı.
17. Dolma kalemin öğrencisi gibi olmalı. Mütevazi olmalı.
18. Özelliklerini ve karakterlerini bloga yansıtmalı.
19. Yazarken zihin ve sinirlerine hakim olmalı.
20. Emin değilse, bilmiyorum demeli bir blog yazarı.
21. Giden zamanında geri gelmeyeceğini bilmeli.
22. Saygıyı elden bırakmamalı.
23. Picasso'nun deyimiyle, bir şey yaratmak için önce yıkmanız gerekiyor.,
24. Hiç bir zaman sıradan bir deneyimi paylaşmamalı.
25. Formunu korumalı. Vücudu fit ve zinde olursa yazıları da zımba gibi olacaktır.
26. İlham alın ama kendiniz olun.

27. Asla vazgeçmemelisiniz.

Blog yazma yeteneğinizi geliştirme

28. Basit cümleler ile bildirim vermeli.
29. Edilgen çatılı cümleler kurmaya çalışmalı.
30. Sıfat ve zarf kullanıma dikkat etmeli.
31. Basit tutmalı.
32. Saçmalamayı bırakmalı.
33. Alanı üzerine yazmalı.
34. Kolay anlaşılabilecek şekilde yazmalı.
35. Yeniden inceleyerek 3 cümlede anlatabileceği noktayı tek cümlede anlatabilmeli.
36. Yazınızda incelediği konuya duygularını katabilmeli
37. Çok gerekli olmadıkça zayıf cümleler kurmamalı. Cümlelerin bir ağırlığı olmalı.
38. Blog okuyucusunun kahramanı olmaya çalışmalı.
39. Bir uygulama getirmeli. Zaman aralıkları ile yazmalı.
40. Çalışma başlıklarına dikkat etmeli.
41. Mecaz ve hikayeler ile blog yazılarına başlamalı.
42. Blog yazısının başında veya sonunda yazının başlığına değinmeli.
43. Kalpten yazmalı, kopyadan uzak kalmalı.
44. Önce düşünmeli.
45. Blog okuyucularına soru sormalı. Konu hakkındaki geçmiş yazılarını listelemeli.
46. Kısa ama ilgi çekici olmalı
47. Yazıda küçük paragraflara yer vererek okuyucunun dikkatini toplamalı
48. Blog yazılarında konuyla ilgili görsellere yer vermeli.
49. Ne yazacağında net bir kararı olmalı.
50. Her zaman kısa başlıklara yer vermeli.

51. Yazmayı düşünürken doğruluk payını göz önünde bulundurmalı. 

Blog yazma alışkanlığı nasıl kazanılır? 

52. Bol bol yazı egzerzisi yapmalısınız.
53. Elinize bir harita alıp, blog yazı çizelgesini oluşturun.
54. Fikirlerinizi bir yere not etmelisiniz. Sonrasında blog yayınlarken geliştirebilirsiniz.
55. İlham alacağınız yazıları not etmeyi unutmayın.
56. Yazılarınızın bir kopyasını saklayın ki ileride geriye dönüp yazım dilinizin gelişimine bakabilirsiniz.
57. Bir günlük tutarak analiz ve yazma yeteneğinizi geliştirebilirsiniz.
58. Yazmak için bir kağıt parçası her zaman yanınızda bulunmalı. Blogunuza girme imkanınız olmayabilir kimi zaman.
59. Yorgun olduğunuzda yazı yazmayın.
60. Arşivden bir yazı bulduğunuzda yeni yazınız ile mutlaka arasındaki farkları ve eksiklikleri karşılaştırmalısınız.
61. Yazarken uygulamaya yoğunlaşmalısınız. Hikaye yazdığınız sırada çok fazla detaya inmezseniz çok iyi olur.
62. Yazmak hayatınızda bir öncelik olmalı. Hayatınızı bunun üzerine şekillendirmelisiniz.
63. Yazarken başka şeyler ile ilgilenmeyin.
64. Tek yapmanız gerek bir gün için kendinize 15 dakika yazıya ayırın.
65. Blogu küçük bir kitap gibi düşünüp, konudan kopmadan kitap yazar gibi yazmalısınız.
66. Kendinizi biraz sıkıya alıştırın. Sosyal ağlar ve cep telefonundan fedakarlık yapıp, bloga zaman ayırmalısınız.
67. Kendinize blog ve yazılar ile ilgili bir zaman sınırı belirlemelisiniz.
68. Eş anlamlı kelimeleri kullanma yoluna giderek zengin içerik sağlayabilirsiniz.
69. Bu yazıyı okuduktan sonra küçük bir defter ve kalem alın.
70. Kalemi eline aldıysanız, yazmaya bu maddelerden başlayabilirsiniz.
71. Yazıya başladığınızda, dakika tutun. Bu gelişimizi doğrudan etkiler. İlk zamanlar uzun olabilir bu süre, korkmayın.
72. Kaliteli yazılar okuyun.
73. Olabildiğince ekol olmuş blog yazarlarının son yazılarından kendinize ders çıkarın.
74. Sabah saatlerinde yazarsanız, daha faydalı olacaktır, deneyin.
75. Okuma ve yazma için planlı davranmanız gerekiyor.
76. Bir ses kaydı cihazı taşırsanız avantaj sağlarsanız. Ancak bu olmazsa olmaz değil.
77. Kendi yazınızın editörü olun. İmla ve cümle kurgularının üzerinden dikkatle geçin.
78. Yabancılar ile blogunuz hakkında konuşun. Onların fikirleri objektiftir ve blogunuzun gelişimine fayda sağlayabilir.
79. Her zaman kendinize şu soruyu sorun: ben ne yapıyorum?
80. Karakteriniz ile blogunuz diyalog kurmalı.
81. Yeni yazı yazarken zorlukları göze almaktan çekinmeyin. Yazıyı asla gözünüzde büyütmeyin.
82. Yazı yazarken bol su için. Yorgunluğunuzu alır ve dikkatini toplar.
83. Blog yazınıza başladığınızda dinlendirici bir müzik türü dinleyin. Bu zevkinize kalmış ama opera ve fon müziklerini öneririm.
Blog yazarlığı mesleki kariyerinizi nasıl geliştirir?
Blogunuzda yazılar yazmak amatör ruhla başlar. Başarıyı yakaladıkça ve okuyucu kitleniz arttıkça profesyonel olarak yazmaya başladığınız bir platform haline dönüşebilir. Blogunuzdaki içerik mesleki kariyerinize ne katar? İşte bu sorunun cevaplarını şimdi sıralayacağız. Mesleki kariyeriniz ve blog yazarlığının katkısı üzerine değerli görüşlerinizi yorum bölümünde paylaşmaktan lütfen çekinmeyin.

84. Gerçek bir blogger olursunuz.
85. Mesleki kariyerinize doğrudan katkı sağlar. Sektörünüzde yerel bir gazete olsa bile yazınızın yayımlandığını görürsünüz. Bu sizi kesinlikle mutlu edecektir.
86. Çalışma kriterleriniz okudukça ve yazdıkça mutlaka gelişecektir.
87. Mesleki hayatınızda bir blog grubunuz olabilir. Fikir alışverişi yapmanız kariyeriniz için muhteşem bir tecrübedir.
88. Mesleki kariyerinizde hiç olmazsa insanlara anlatacağınız bir blog kariyeriniz olur.  mükemmel bir network ağı oluşturabilirsiniz.

89. Sosyalleşirsiniz. Genelde blog yazarları gerçek hayatlarında sosyal değildir. Ama mesleki kariyerinize sosyalleşme anlamında blog yazarlığına büyük katkı sağlar.

İyi bir blog yazarı nasıl olunur? 

Ana hatları belirleyin, sonra yazmaya başlayın. 
 Gücünüzü duygularınıza aktarın. 
Başarılı yazarların nasıl cümleler kurduğu üzerinde kafanızda bir fikir oluşturun. 
Dikkatinizi dağıtmayın 
Çok araştırın, her şeyi ben biliyorum kafasından çıkın. 
Kendinize özgü yeteneğinizi ortaya çıkarın. 
Yazı yazarken en üretken saatlerini belirlemeyi unutmayın. 
Düzenli olarak meditasyon yapın, zihniniz açık olsun. 
Doğa ile iç içe olma şansınız varsa bunu sonuna kadar kullanın. Zihniniz rahatlar ve daha yaratıcı fikirler çıkarabilirsiniz.
 Yazmak yerine dizüstü bilgisayar taşımanız daha faydalı olur. Yaratıcılığınız arama motorları ile birlikte daha çok gelişir. 
İnsanları izleyin. 
Blog yazılarınızı güncel tutun. 
Deneyin, denemekten asla korkmayın. Denemeden başaramazsınız. 
Esen kalın.
 

12 Ağustos 2014 Salı

ETKİLİ BLOG YAZMA İPUÇLARI



ETKİLİ BLOG YAZMA İPUÇLARI







Merhaba değerli okurlar. Bu yazımda etkili blog yazma ipuçları makalemizle yine sizlerle beraberim. Benim için blog yazmak bir keyiftir. Sanırım sizler için de öyle. Ancak blog yazarken yazılarımız ne derece etkili oluyor? Bu konuda okuyucuyu memnun edebiliyor muyuz.? Daha iyi bir blog nasıl yazarız? Bu gibi soruların üstesinden geleceğiz. 

Bugün bir blog sahibi olmak artık çok kolay. Ücretsiz yazılımlar ve internet üzerinde bulabileceğiniz sayısız kaynak ile blogunuzu dakikalar içerisinde kurup hayata geçirebilirsiniz.


Fakat asıl iş bundan sonra başlıyor. Blogunuzu eğer sadece kendiniz için yazmıyor ve insanların takip etmesini istiyorsanız, elinizdeki en önemli araç içeriğiniz olacaktır. İster tek kişilik dev bir kadroya, ister çok yazarlı bir yapıya sahip olsun blogunuzun içeriğine gerekli önemi vermezseniz bir süre sonra ziyaretçi istatistiklerine bakmak kendi kendinize konuşuyormuş hissine kapılmanıza yol açabilir.


Özellikle yeni başlayan ve orta seviye blog yazarlarının işine yarayacağını düşündüğüm, etkili içerikle ilgili önemli ipuçları bir araya getirdim.


Blog Yazılarınızı Kimin için yazıyorsunuz?


Eğer hedef kitlenizi tanımlayamazsanız, onlarla iletişim kuramazsınız. Yazdıklarınızı okumalarını istiyorsanız hedef kitlenizin kimler olduğunu, ne sevip ne sevmediklerini, ne yiyip ne içtiklerini anlamaya çalışmak zorundasınız.


Başlangıçta hedef kitlenizle ilgili ön görüleriniz %100 başarılı tahminler olmayabilir. Hiç hedeflemediğiniz kullanıcı profillerine rastlayıp, “bunlar da kim?” dediğiniz ziyaretçilerle karşılaşacak olursanız panik olmaya gerek yok. Bu durum son derece doğal…


Hazırladığınız içerik sizin başlangıçta hedeflediğinizden farklı bir kitlenin ilgisini çekebilir. Örneğin siz grafik profesyonellerine hitap etmeyi planlarken, grafiğe meraklı ama yeni başlayan kullanıcılar sitenizi daha faydalı bulabilirler. Bu gibi durumlarda, ziyaretçilerinizi değil en başta tanımladığınız hedef kitlenizi gözden geçirmekte fayda var.



Alıntı Yapın Kopyala Yapıştır Yapmayın

Özellikle yazmaya yeni başladıysanız, kısa süre sonra bunun sandığınız kadar kolay bir iş olmadığını farkedeceksiniz. İlk zamanlarda günde birkaç kez yeni yazı yayınlarken, haftada birkaç keze, oradan da ayda bir iki yazıya düşüp paniğe kapılabilirsiniz.


Bu durumda çoğu kez blog boş kalmasın, yayınlanan yazıların arasında çok uzun süre olmasın niyetiyle kolay yoldan içerik elde etmek akla gelir. Bir süre sonra kendinizi her gün başka blogların veya yayınların içeriğini kopyalarken bulabilirsiniz. Bu blogunuzun sonu anlamına gelir. Çünkü okurlarınız için bu yazıların orjinal kaynağına ulaşmak ve özgün içerikleri kaynağından takip etmek hiç de zor değil.


Diğer yandan alıntı yapmak konusunda durum çok daha farklı. Siz kendi özgün içeriğinizi üretirken, konuyla ilgili bilgilendirici veya eğlenceli alıntılar yapıp, bir de bunu yaparken kaynak gösterirseniz sadece içeriğinizi zenginleştirmekle kalmaz, okuyucularınıza aynı konuyu başka yerde bir arada bulamayacakları farklı perspektiflerden aktarma şansına ulaşırsınız.



Samimi ve eğlenceli blog yazın

Eğer yazdığınız konu çok fazla teknik değilse, yazı dilinizi samimi ve eğlenceli hale getirmeye çalışın. Konu uygun olduğu sürece herkes her konuyu biraz daha sıcak ve eğlenceli bir halde okumaktan memnun olur.

Eğer espri yeteneğinize güveniyorsanız, yazı içine (abartmadan) ufak espriler serpiştirmeye çalışın.

Diğer yandan bunun oldukça riskli olduğunu da gözden kaçırmamak lazım. Eğer doğru dozu tutturamazsanız yazılarınız okurlar tarafından fazla “sulu” bulunabilir. Esprilerinize yakın arkadaşlarınız çok gülüyor olabilir ama sözlü esprilerdeki lezzeti yazıya aktarmak her zaman kolay değildir.

Konuya değer katın

Haber odaklı yayınlar için bir haberi ilk aktaran olmak yani “breaking news” hayati önem taşır ama bu tip haberler üretmek herkes için kolay, hatta mümkün olmayabilir. Profesyonel yayınların bu tarzda haberler yayınlama imkanı ve potansiyeli çok daha fazla olduğu için onlarla bu konuda yarışmak, özellikle yeni başlayan bloglar için mümkün değil.

En iyisi kendi blogunuzda aktarmaya uygun olduğuna inandığınız son dakika haberlerini kaynak göstererek, alıntı olarak kullanmak. Fakat burada ikinci maddedeki kopyala-yapıştır tuzağına düşmemek için bu habere kendi yorumunuzu ekleyerek değer katmanız en mantıklısı olacaktır.

Okurların çok büyük kısmı o haberi zaten ilk yayınlayan kaynağından okuyacaklardır. Aynı haberi sizin blogunuzda tekrar okumaları için tek geçerli sebep sizin başka yerde bulunamayacak özgün yorumunuzu eklemeniz olacaktır.


Uzmanlık alanınızı netleştirin

Aklınıza gelebilecek her konuya ait yatay olarak içerik üreten en az 10 farklı blog veya yayın bulabilirsiniz. Eğer uzun zamandır hayatta olan bu yayınlarla rekabet edecek potansiyeliniz yoksa, kenarda kalmamak için en iyi tercihinizi içeriği daha dar bir alanda sınırlamak olacaktır.

Örneğin size rahatlıkla şu an için teknoloji konusunda genel içeriğe sahip bir bloga daha gerek olmadığını söyleyebilirim. Eğer bir şekilde çok ciddi anlamda fark yaratamayacaksanız genel olarak teknolojiyi ele almak yerine, örneğin sadece cep telefonlarına odaklanın. Cep telefonları ile konuyu daralttınız ama bu da yeterli olmayabilir. O zaman sadece akıllı telefonlar veya sadece mobil işletim sistemleri üzerine yazın.

Ne kadar çok şeyden bahsetmeye çalışırsanız, içeriğiniz o kadar yüzeysel hale gelecek ve ciddiye alınma ihtimali de o kadar azalacaktır. Ama siz konuyu daralttıkça hem rekabetin daha az olduğu kanallarda varlığınızı sürdürebilir, hem de sınırlı kaynağınızı, vaktinizi daha rahat uzmanlaşabileceğiniz bir alana odaklayarak, okuyucularınız için daha doyurucu içerikler üretebilirsiniz.

Okuyucuya saygılı olun

Eğer blogunuzu önemsiyorsanız, okuyucularınızı da önemsemelisiniz. Elinizden geldiği kadar sık içerik üretmeye çalışın. Eğer haftalarca yazamıyorsanız, haftada en azından bir kez yazabilecek duruma gelmeye çalışın. Haftada en az 1 özgün içerek duruma gelene kadar blogunuzun pek ciddiye alınmayabileceğini göz önünde tutmalısınız. Ne kadar sık içerik sağlarsanız, blogunuzun o kadar değer kazanacağını unutmayın.

Hızlı başlayıp, yolda ivme kaybeden bloglar okuyucularını da kaybeder. Ve kazanılması en zor okuyucu bir kez kaybedilmiş olandır.


Okuyucunuz asla şişirme olarak nitelendirilen bir yazıyı hak etmiyor. Sakın ama sakın kolaya kaçarak, onlara kötü içerik sunmayın ve kulaktan kulağa pazarlamayı asla hafife almayın. İyi bir içeriğin ulaştığı bir kişi size 10 yeni okuyucu kazandırabilir. Diğer yandan kötü bir içerik yüzünden kaybettiğiniz okuyucuyu tekrar geri kazanmak sandığınızdan çok daha zor olabilir.

Eğer yoğun bir şekilde Twitter kullanıyorsanız burada anlatmaya çalıştığımızı daha iyi anlayacaksınız. Twitter aslında, bir tweet’den sonra bir anda takipçilerin nasıl bir anda azalabildiği gerçeğini ve kaliteli içerik üretmenin ne kadar önemli olduğunu pek çok kişiye en kolay yoldan öğretti.


Sinirlerinize hakim olun


İnternetin bugün ulaştığı noktanın en büyük avantajlarından biri de insanların en pratik şekilde birbirleri ile etkileşime girebilme imkanı. Artık her hangi bir konuya yorum yapmak çok kolay. Her blog yazarının istediği şey, yazısına daha çok yorum yapılmasıdır.



Fakat her yorum beklediğiniz tarzda olmayabilir. Ne yazık ki internet, bazı kullanıcıların içlerindeki muhalif hisleri çok kolay bir şekilde ortaya dökmelerine de yardımcı oluyor. Yapıcı olmaktan uzak, ağır eleştiri ve hatta hakaret içeren yorumların sayısı ne yazık ki hiç de az değil.

Eğer blogunuza önem veriyor ve yakından ilgileniyorsanız, muhtemelen siz de bu tip moral bozucu yorumlarla karşılaşacaksınız. Bu tip durumlarda en sık tekrarlanan hata, bu tip yorumlara aynı tarzda yanıtlar vermektir. O yorumu yapan kişi belki konuyu ertesi gün unutacak, siz de 3 gün sonra anımsamayacaksınız bile. Ama internetin hafızası hepimizden daha keskin ve o gereksiz yoruma verdiğiniz gereksiz yanıt internette varlığını çok uzun süre koruyacak.

Bu tip durumlarda en güzeli konuyla ilgisiz, yapıcı olmaktan uzak yorumları görmezden gelmektir. Siz yanıt verdikçe o konu uzayacağı ve bir anda çığırından çıkabileceği için kendinize hakim olmayı öğrenmelisiniz. Eğer yorum gerçekten haksızsa, zaten diğer okurlar müdahale ederler. Eğer onlar da etmiyor ve hatta söz konusu yorumu destekliyorlarsa belki de yorumda bahsedilen konu, sizin geliştirmeniz gereken bir şeyleri gösteriyor olabilir.

Özetle sinirlerinize hakim olun ve yorumların hepsine kulak verirken gereksiz tartışmalardan uzak ama sizin için değerli olabilecek fikirlere yakın durmaya çalışın.

Hepiniz bu blog, bu blog hepiniz için

İş yaşamı, özel hayat derken bazen haftada 1 tek yazı yazmak bile zor olabilir. Neyse ki bu işi tek başınıza yapmak zorunda değilsiniz. Son zamanlarda Türkiye’de çok yazarlı bloglar da ciddi bir artış var. Bu moda olduğu için değil, aynı konuda fikirlerini paylaşmak isteyen insanların bir araya gelmesinin ortaya daha güçlü bir blog ortaya çıkartabildiğinin fark edilmesinden kaynaklanıyor. Çok yazarlı bloglarda hem daha zengin bir içerik elde etmek, hem de benzer konuları farklı bakış açılarıyla aktarabilmek açısından önem taşıyorlar.

Eğer blog konunuz sizin özel ilgi alanınızsa, muhtemelen çevrenizde aynı konuya ilgi duyan başkaları da vardır. Onların da bloga katkıda bulunmasını sağlayabilirseniz, ortaya okurlar için takip etmesi daha keyifli ve daha bilgilendirici bir yayın çıkacaktır.

Eğer imkanınız varsa veya blogunuz maddi bir değer üretiyorsa bu konuda profesyonellerden de yardım alabilirsiz. Ücretli içerik üretenlerin yazıları genellikle daha kaliteli ve profesyonel olacaktır. Blog’unuza yatırım yapma imkanınız varsa, doğru yönetim ile bu yatırımın maddi ve manevi karşılığını almanız sandığınız kadar zor değil.


Blog yazarken eğlenin

İster sadece kendiniz için yazın, isterseniz büyük hedefleri olan sektörel olarak söz sahibi olmasını hedeflediğiniz bir bloga sahip olun; yazarken eğlenmek zorundasınız. Eğer yazarken eğlenmiyorsanız belki de yapmanız gereken şey bir blog yazmak/yürütmek değildir.

Eğer çok şanslı değilseniz özellikle başlangıçta ve büyük ihtimalle uzun süre bu işten çok ciddi bir gelir elde edemeyeceksiniz. O seviyeye ulaşacağınızın da garantisi yok. Ama kesinlikle denemeye değer ve denerken size devam etme gücü verecek tek şey yaptığınız işten keyif alıyor olmanız.

Yazı okuyucu ile aranızda tek taraflı bir köprüye benzer ve siz keyif alıyorsanız bu his okuyucuya da mutlaka yansıyacaktır. İşin kötü yanı zoraki yazıyorsanız bu his de ulaşacak ve siz keyif almadığınızda okuyucular da keyif almayacak.

Mutlaka aramızda çok tecrübeli blog yazarları da var ve yukarıda saymaya çalıştığımız noktalar önemli olmakla beraber, her şey bunlarla sınırlı değil. Eğer siz de yorumlarda bu konuyla ilgili tecrübelerinizi, fikirleriniz paylaşırsanız özellikle yeni blog yazarları için ortaya daha faydalı bir kaynak çıkartılmasına katkıda bulunabilirsiniz…
Esen kalın...